Ford, Google ve Uber’den ayrılan isimlerle kurduğu Argo AI’a 1 milyar dolar yatırım yapacak

Sürücüsüz otomobil dikeyindeki rekabeti yatırım yarışına dönüştüğünü söylemek sanırım yanlış olmaz. Henry Ford’un mirası olan Ford Motor Company, bu kez Argo AI adıyla kurulan şirkete 1 milyar dolarlık yatırım yapacağını duyurdu.

Argo AI, adından da anlaşılacağı üzere yapay zeka dikeyinde faaliyet gösteren bir girişim. Argo AI’ın çoğunluk hissesi Ford‘un olsa da şirket bağımsız olarak çalışacak ve 2021 yılında tamamen sürücüsüz otomobillerin yola çıkması için çalışacak. Ford’un 1 milyar dolarlık yatırımı da 5 yıl içinde aktarılacak.

Google ve Uber’den ayrılan önemli isimler

Argo AI’da oldukça deneyimli isimlerin yer aldığı malum ama CEO’ya özellikle dikkat çekmekte fayda var. Zira CEO Bryan Salesky, Google’da sürücüsüz araç projesinin donanım tarafında yönetici olarak görev yapmış bir isim. Salesky’nin geçmiş tecrübesi de işin hem teknik hem de ticari tarafına dokunduğunu gösteriyor. Paylaşılan bilgilere göre yeni şirketin çalışanları da hisse payı sahibi olmuş ama Salesky’nin Google’dan ayrılırken nasıl bir teklif aldığı bilinmiyor. Argo AI’ın kadrosundaki doktor ünvanlı isimlerden Brett Browning ve Peter Rander ise Carnegie Mellon’dan Uber için ayrılan isimler.

Bryan Salesky, Argo AI’ın yapay zeka alanında son gelişmeleri geliştirip uygulayacağını, makine öğrenmesi ve bilgisayarlı görme üzerine çalışacağını söylüyor. Güvenli ve verimli sürücüsüz otomobiller geliştirmek için çalışacaklarını da ekliyor. Önündeki engellerin zorlu olduğunun farkında olan Salesky, bu alanda yapılan işbirliğinin önemli olduğuna dikkat çekiyor.

Ford’un sürücüsüz otomobillerini 2017’de Avrupa’da test etmeye başlayacağı daha önce açıklanmıştı ve şirket önümüzdeki beş yıl içinde 4,5 milyar dolarlık yatırımla 13 yeni elektrikli araç üreteceğini açıklamıştı.

Kaynak : webrazzi.com

Facebook Messenger üzerinden uluslararası para transferi dönemi Transferwise ile başladı

Avrupa’nın önde gelen fintech girişimlerinden biri olan Transferwise Facebook Messenger üzerinden uluslararası para transferi hizmeti vermeye başlıyor. Para transferi yapan Facebook Messenger chatbot‘unu tanıtan Transferwise, bu servisiyle bir ilki gerçekleştirme iddiasında.

Transferwise chatbot’u, Facebook Messenger üzerinden kullanıcıların aile ve arkadaşlarına para göndermesini sağlıyor. Chatbot, ABD, Kanada, Avustralya, Britanya ve Avrupa’da kullanılıyor. Facebook’un Messenger üzerinden para transferi hizmetini bugüne kadar yalnızca ABD’de sunuyordu; Transferwise, bu servisi ilk kez sınır dışına çıkarıyor. Transferwise chatbotuyla kullanıcıların, belirli bir oran hedefleyerek döviz kuru alarmları kurması da mümkün.

Uluslararası para transferi konusunda, Western Union vb. servisleri disrupt eden girişimler arasında başı çeken Transferwise, bu servislerden 8 kata kadar daha düşük maliyetle para transferi yapıyor. Transferwise, garanti ve şeffaf döviz kurlarıyla yaklaşık bir dakikada paranızı başka bir ülkeye transfer ediyor. Transferwise üzerinden her ay 50 ülkeden yaklaşık 1 milyar dolar tutarında para transferi yapıldığı belirtiliyor.

Transferwise chatbot’unun diğer popüler chat servislerinde de kullanılması ve zaman içinde para transferi yapılan tüm ülkelere açılması planlanıyor.

2011’de Estonyalı iki girişimci Taavet Hinrikus ve Kristo Käärmann tarafından Londra’da kurulan Transferwise, bugün bir milyondan fazla kullanıcıya ulaşmış durumda. Girişimin değerlemesi ise geçtiğimiz yıl 1,1 milyar dolara yükselmişti.

PayPal geçtiğimiz haftalarda Slack üzerinden, tek satır komutla para transferi yapılmasını sağlayan chatbot’unu tanıtmıştı.

Kaynak : webrazzi.com

Bill Gates: “Robotlar da insanlar gibi vergi ödemeli”

Bir fabrikada çalışan bir insan, 50 bin dolarlık iş yaptığında kazancı için vergi öder. Peki aynı iş bir robot tarafından yapıldığında vergi ödenmeli midir? Bill Gates’e göre bu sorunun cevabı “Evet”.

“Robot vergisi” hakkında Quartz’a bir röportaj veren Bill Gates, robotların insanlar gibi maaşa bağlanıp, düzenli olarak gelir vergisi ödemesini elbette kast etmiyor. Ancak robot işçilerin, bugün insanlar tarafından yapılan birçok işi yapar hale gelmesi, patronlar açısından çalışan maliyetlerinden ciddi bir tasarruf sağlarken, hükümetler için büyük bir vergi kaybıyla sonuçlanacak. Bu vergi kaybını kompanse edecek yeni bir vergi çözümü öneren görüşü savunan Bill Gates, bu sayede insanlara daha uygun olan işlerin finanse edilebileceğini söylüyor.

Gates’e göre bir çözüm, robotlar ya da evrim jargonundan kopmadan söylersek, “ileri otomasyon” ile sağlanacak olan ek verimlilik sayesinde yaratılan ek karları vergilendirmek. Bununla birlikte hükümetler bir tür robot vergisi de tanıtabilir. Bu vergilerden elde edilen gelir, “özgürleşen” iş gücünün, daha insani diğer işlere yöneltilmesini sağlayabilir. Gates bunlar arasında yaşlı bakımı, okul çağındaki çocuklarla ilgilenme gibi işleri sayıyor. Robotların insanların işlerini yapmaya başlamasıyla daha fazla insan bu tip “insani” işler yapma fırsatı bulacak.

Gates, robot vergisi ya da ek verimlilik vergisi gibi yeni vergilerin, üreticileri ürkütmeyeceğinden de emin. Bundan daha kötüsü ise dönüşümün insanların gözünde, işsizlik gibi negatif sonuçları olacak bir süreç olarak görülmesi. Gates bu sürecin sağlıklı bir şekilde ilerleyebilmesi için hükümetlerin kontrollü bir şekilde ilerlemesi gerektiğini savunuyor. Hükümetlerin, hangi dönüşüm programında ne kadar fona ihtiyacı olduğunu anlaması için gerektiğinde vergi oranlarını yükseltmeye hatta adaptasyon hızını yavaşlatmaya hazır olması gerekiyor.

Gates’in robotları vergilendirme önerisi, insanın ileri otomasyon sürecine uyumunu önceliklendirmesiyle anlaşılabilir ancak bugüne kadar uygulanan vergi pratikleri düşünüldüğünde biraz garip. Zira robot vergisi, tüketim yerine doğrudan üretimi vergilendiriyor ve aslında bilgisayarların ilk kullanılmaya başlandığı dönemde bilgisayarlarda yapılan her işin vergilendirilmesine benzer bir pratiği çözüm olarak sunuyor. Gates Microsoft’u kurduğu dönemde bu dönüşüm sürecini en iyi gözlemleyenlerden biriydi, formülünden çok yaklaşımı bu nedenle dikkate değer.

Avrupa Birliği (AB) geçtiğimiz hafta robot vergisiyle ilgili bir öneriyi oylamıştı. Robot sahiplerinin, robotlar nedeniyle işini kaybeden insanların eğitimi için vergilendirmesi önerisi ise Komisyon tarafından reddedildi. Gelişmiş ülkelerde otomatize edileceği düşünülen işlerin büyük bir bölümünün göçmenler tarafından yapıldığı ve bunun ekonomiye yük oluşturduğu algısı mevcut. Robot vergisi, ekonomik olduğu kadar politik yönüyle de çokça tartışılacak gibi görünüyor.

Kaynak : webrazzi.com

Modern web uygulamaları için başlangıç noktası: ASP.NET Boilerplate [Yerli GitHub]

Dilerseniz GitHub’da yer alan başarılı ve popüler yerli repo’ları incelediğimiz yazı dizimizin (Yerli GitHub) tamamına göz atabilirsiniz.

Üç yılı aşkın süredir düzenli olarak geliştirilen ve bugüne kadar 200 binin üzerinde indirilen ASP.NET Boilerplate, ‘modern bir web projesinin başlangıç noktası’ mottosuyla öne çıkıyor.

Açık kaynak olarak GitHub’da yayınlanan ve iki binden fazla ‘star’ alıp binin üzerinde ‘fork’ edilen proje, ASP.NET dünyasında oldukça popüler durumda.

ASP.NET Boilerplate’e dair en güzel detaylardan birisi de ücretsiz ve açık kaynak bir kütüphane oluşturmak için yola çıkılan projenin zamanla bir şirkete dönüşmesi. Öyle ki; 2016’nın Mart ayında projenin yaratıcıları Halil İbrahim Kalkan ve İsmail Çağdaş, işlerinden istifa etmiş ve ASP.NET Boilerplate’i baz alan ücretli bir önyüz (ASP.NET Zero adında) ortaya çıkarmış.

Cache mekanizması, doğrulama, yetkilendirme, log’lama, veritabanı bağlantı yöntemleri…

Halil İbrahim Kalkan’ın çalıştığı şirkette kodladığı neredeyse her projede benzer yapılar kullanması sonucunda geliştirmeye başladığı kütüphane, katmanlı, ölçeklendirilebilir ve ‘domain driven’ oluşuyla dikkat çekiyor.

Bireysel geliştiriciler, internet girişimcileri ve küçük-orta büyüklükteki yazılım şirketlerini hedef alan kütüphanenin akılda kalan özellikleriyse şu şekilde sıralanabilir: cache mekanizması, doğrulama, yetkilendirme, log’lama, veritabanı bağlantı yönetimi ve SaaS altyapısı sunan hazır bir modül.

ASP.NET Boilerplate tüm bunlar dışında DDD ve TDD gibi yaklaşımları benimsemesi ve ASP.NET geliştiricileri tarafından sıklıkla tercih edilen Entity Framework ile ASP.NET Core gibi araçları kullanmasıyla da dikkat çekiyor.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi bugüne kadar 200 binden fazla indirilen kütüphanenin aktif olarak 10 binin üzerinde kullanıcısı (her yeni başladıkları projede ASP.NET Boilerplate’i tercih eden) bulunuyor.

Kütüphane sahiplerinden aldığımız bilgilere göre ASP.NET Boilerplate en çok ABD, Güney Amerika ülkeleri, Kanada, Çin ve Avrupa’da kullanılıyormuş. Ayrıca onlarca ülkeden kullanıcısı bulunan kütüphaneyi ülkemizde de bilen ve kullanan firmalar varmış.

Açık kaynak geliştiricilerine tavsiyeler

GitHub üzerinde popüler olmayı başaran ve bugüne kadar 200 binden daha fazla indirilen kütüphanenin bu kadar büyük bir kitleye ulaşmasının sırrı da muhakkak merak ediliyordur. Bu konuyu Halil İbrahim Kalkan’a da sorduk ve kendisi şunları söyledi: “Birkaç kısa maddeyle tavsiyelerimiz: Sürekli geliştirme, sık release, issue’lara çabuk dönüş ve en önemlisi iyi bir dokümantasyon. Dokümante edilmemiş kütüphane hiç bir işe yaramaz. ABP’nin popüler olması Codeproject’de yayınladığım makalelerle başladı. Bu sitede yayınlanan kaliteli makaleler insanları çekiyor.

Kalkan, ülkemizdeki açık kaynak camiası hakkında da konuştu ve şöyle dedi: “Türk firmalarının açık kaynak koda yönelmesi gerekiyor. Bu konuda gerideyiz. Bana göre bir firmanın kilit iş kodları dışında tüm kodları açık kaynak kodlu hale gelebilir. Bundan çekinmemek gerekiyor. Uzun vadede faydası olacağını düşünüyorum. Ayrıca bu firma bilinirliği, geliştiricilerin o firmada çalışmak istemesi gibi güzel yan etkiler de oluşturacaktır.

Son olarak kütüphanenin gelecek planlarını da konuştuğumuz geliştiriciler, ASP.NET Boilerplate’in 2.0 versiyonu için çalıştıklarını ve ileride çok daha büyük bir ekosistem oluşturmayı hedeflediklerini aktardılar.

Webrazzi üzerinde ASP.NET Boilerplate gibi yerli üretim ve açık kaynak kütüphaneleri tanıtmaya devam edeceğiz. Sizin de böyle bir kütüphaneniz varsa bize [email protected] e-posta adresinden ulaşabilirsiniz.

Kaynak : webrazzi.com

Şirket Ortağım yılın ilk yatırımını Abonesepeti’ne yaptı

Abonelik modeliyle çalışan servislerin yaygınlaşmasıyla bu aboneliklerin tek elden yönetilmesini sağlayan platformlar, bir süredir yükselişte ve Türkiye de bir istisna değil. Türkiye’de farklı abonelik servislerinin müşteri tarafından online olarak yönetilmesini sağlayan Abonesepeti, Şirket Ortağım‘dan melek yatırım aldığını duyurdu.

Deniz Okumuş tarafından geçtiğimiz yılın başında kurulan Abonesepeti, (potansiyel) müşterilerin mobil-GSM, ADSL, dijital TV platformları, ev Telefonu ve hatta dergi aboneliği gibi hizmetlerle ilgili fiyat kıyaslama ve indirim kampanyalarını takip etme gibi kolaylıklar sağlıyor. Bununla birlikte kullanıcılar bir abonelik servisine Abonesepeti üzerinden başvurabiliyor. Abonelik süreci Abonesepeti tarafından tamamlanıyor. Bir aracı olarak konumlanan girişim, kullanıcılarına ilk hizmet başlangıcından abonelik iptaline kadarki bütün süreçlerde, kurumlarla yaşadıkları sorunları en aza indirmeyi vaat etiyor. Abonesepeti bugün Digitürk, D-Smart, Superonline, TurkTelekom, Türksat ve Vodafone gibi 20’den fazla şirketin abonelikle ilgili işlemlerini gerçekleştiriyor.

Abonesepeti, milyonlarca abonenin olduğu büyük bir pazarda spesifik bir servis sunuyor. Şirket Ortağım Melek Yatırımcı Ağı öncülüğünde dokuz yatırımcıdan yatırım alan girişimin Yönetim Kurulu Başkanı da Melek Yatırımcı Mehmet Buldurgan oldu.

Abonsepeti aldığı yatırımla servisini geliştirmeye ve büyümeye odaklanacak. Girişim popüler aboneliklerin yanında online müzik dinlemeden online TV’ye diğer tüm abonelik servislerinin keşif ve yönetimi için de bir platform sunarak erişimini arttırabilir.

Kaynak : webrazzi.com

FlipFeed, başka kullanıcıların Twitter akışını okumanıza izin veren Chrome eklentisi

Sosyal ağlar, bizi küçük yankı çemberimizle sınırlayarak, hızla kutuplaştırıyor. Susturmak istediğimiz insanları, TV’deki konuşan kafaları susturur gibi tek tuşla sessize alıp, onların “gerçek” olduğunu unutuyoruz. Dünyanın sadece bizim sosyal çevremizden ibaret olduğu yanılgısı, yüz yıllardır iktidarlar tarafından alt üst edilen empati duygusuna sahip olduğumuzu da neredeyse unutturuyor. Bu hapishaneden kaçışsa yine çeşitlilikte. Gözünü kulağını açıp başka bakışları, başka akışları keşfetmek isteyenler için  FlipFeed, “sanal bir empati butonu” gibi çalışıyor.

MIT Media Lab ve Social Machines araştırmacıları tarafından geliştirilen FlipFeed, bir Chrome eklentisi şeklinde kullanıma sunuluyor. Eklentiyi yükleyip Twitter hesabınızı açtığınızda, başka gerçek Twitter kullanıcılarının haber akışlarını görmeniz mümkün hale geliyor. Bunun için Twitter’da profil bilgilerinizin yer aldığı bölümde, Trendler’in hemen üstünde beliren “Load Another Feed” butonuna tıklamanız yeterli.

Derin öğrenme ve sosyal medya analiziyle desteklenen FlipFeed, getirdiği haber akışlarının sizin politik görüşünüzle zıt bir eksende olmasına özen gösteriyor. Örneğin, eğer Twitter’daki paylaşımlarınızda politik sağ görüşlerine ağırlıkla yer veriyorsanız, FlipFeed size sol eğilimli kullanıcı tweet’lerini gösteriyor. FlipFeed’in yapılış amacı sosyal ağın insanları bölmek yerine onları birleştirmek için kullanılabileceğini göstermek. FlipFeed kullanıcılarına bu amacına uygun kısa bir anket de gösteriyor. Anket, başka bir kullanıcıda gördüğünüz tweet’lerin size empati konusunda ne kadar yardımcı olduğunu da ölçerek araştırmanın başarısına dair geri dönüş topluyor.

MIT bir süre önce, Twitter’dan aldığı 10 milyon dolarlık yatırımla Social Machines laboratuvarını kurmuş ve kamuya açık tweet’lerin gerçek zamanlı erişim sağlamıştı.

Kaynak : webrazzi.com

İnternetten uçak bileti satan Enuygun ve Bavul 2016’da neler yaptı?

Eticaret17 konferansında Enuygun.com Kurucu CEO’su Çağlar Erol ile Bavul.com Ülke Yöneticisi Arda İpekçi’yi ağırladık. Sosyalmedya.co Editörü Ahmet Buğra Ferah‘ın sorularıyla ‘çevrimiçi turizm acenteleri’ tarafında neler olduğunu öğrendik.

Enuygun.com Kurucu CEO’su Çağlar Erol, ilk olarak çalışma biçimlerine yönelik bir soruyu yanıtladı ve havayollarına anlık sorgu ileterek bilet fiyatı çektiklerini söyledi. Erol, tüm havayollarıyla direkt bağlantı kurmadıklarını, GDS adlı sistemler üzerinden fiyat ve koltuk bilgisi çektiklerini de paylaştı. Enuygun.com gibi çevrimiçi acentelerin kendilerine ayrılan sayıda bileti sattığını ve bu nedenle kaç bilet kaldığını paylaşabildiklerini de aktardı.

Çağlar Erol, 2016’da 3 milyondan fazla uçak bileti sattıklarını söylerken 10 milyondan fazla ziyaret aldıklarını ekledi. Enuygun.com trafiğinin yüzde 70’inin mobil kanaldan geldiğini ve satışların yüzde 60’ının mobilde gerçekleştiğini söyleyen Erol, yüzde 95 oranında yurtiçi bilet sattıklarını söyledi. Teknoloji şirketi olduklarının altını çizen Erol, 2017’de mobil öncelikli bir şirket olacaklarını da paylaştı. 2017’de 5 milyon bilet satmayı hedeflediklerini de ekledi.

Bavul.com’un 2014 cirosu 24 milyon euro

Bavul.com Ülke Yöneticisi Arda İpekçi ise 120 bin yurtdışı 20 bin yurtiçi bilet sattıklarını ve yurtdışı uçak bileti satışlarına odaklandıklarını söyledi. 2016’da 24 milyon euro ciro kaydettiklerini söyleyen İpekçi, yüzde 50’den fazla mobilden trafik çektiklerini ama satışların yüzde 30’u mobilden olduğunu dile getirdi.

Hatırlatmak gerekirse Bavul.com Turkcell tarafından kurulan bir çevrimiçi seyahat sitesiydi ve Paravion adlı yabancı bir grup tarafından satın almıştı.

Kaynak : webrazzi.com

Flipboard özel ilgi alanlarına odaklı ‘akıllı dergiler’le güncellendi

Sizin içerikleri bir ara getiren ve dergi formatında sunan Flipboard uygulaması, tasarımını güncelleyerek yepyeni özelliklere kavuştu. Flipboard 4.0 güncellemesi artık Flipboard uygulamasını daha akıllı bir haber uygulaması haline getirdi.

Flipboard bundan böyle daha akıllı ve sadece kategori temelli değil, kategorilerden daha detaylı bir kırılımda özel ilgi alanlarına yönelik ‘akıllı dergiler’ formatında içerikler sunuyor. Gündemdem son haberleri ilgi alanlarınıza göre sizin için derleyen Flipboard şu aşamada akıllı bir kuratör rolünü üstleniyor.

Flipboard’ın son versiyonuyla birlikte kişiselleştirmeyi bir üst lige taşımayı başarmış. Örnek vermek gerekirse, ilgi alanlarınız arasında “Teknoloji” kategorisini seçtiğiniz anda, size alt kategori seçimleri yapmanıza da izin veriyor. Böylece teknoloji kategorisinde olan mesela sadece “Drone” veya “Siber Güvenlik” konularını seçebilmeniz mümkün. Flipboard’ın son güncellemesiyle kavuştuğu özelliklerin videoların anlatıldığı bir videoyu hemen aşağıdan izleyebilirsiniz.

Kaynak : webrazzi.com