Uber, Arizona’daki sürücüsüz otomobil testlerini askıya aldı

Çalkantılı bir dönemden geçen Uber, sürücüsüz otomobilinin karıştığı trafik kazası sonucunda Arizona’daki sürücüsüz otomobil testlerini askıya aldığını açıkladı. Uber’in sözcüsü tarafından Bloomberg‘e doğrulanan kazanın görüntüleri kısa zaman içerisinde Twitter’da paylaşıldı.

Kazada kimse yaralanmadı. Olayı araştıracaklarını belirten Uber sözcüsü, kaza sırasında araçta yolcu bulunmadığını aktardı. Trafik kazasının nasıl ve neden meydana geldiği konusunda herhangi bir açıklama da henüz yok. Sürücüsüz otomobil testleri için Volvo’yla iş birliği içinde olan Uber, testlerinde modifiye edilmiş X90 modelini kullanıyor.

Uber’in otonom araç testlerinin karşılaştığı ilk sorunun bu kaza olmadığını ekleyelim. Geçtiğimiz yıl San Francisco‘daki test sürüşlerinde, Uber’in sürücüsüz otomobili kırmızı ışıkta geçmişti.

Tıpkı trafik kazası gibi Twitter’da yayılan kırmızı ışık skandalının ardından Uber, San Francisco’daki test sürüşlerini askıya aldığını açıklamıştı. Google’ın sürücüsüz otomobil birimi olan Waymo‘nun da Arizona’da otonom sürüş testleri sürüyor.

Kaynak : webrazzi.com

givin: Kullanılmayan eşyaları, sivil toplum kuruluşları için bağışa dönüştüren sosyal girişim

Kullanıcıların ‘öylece duran’ eşyalarını satarak sivil toplum kuruluşları için bağışa dönüştürebilmesini sağlayan givin, kısa bir süre önce yayın hayatına başladı.

Kendisini ‘alışverişin en iyi hali’ olarak tanıtan platform, artan sosyal fayda ihtiyacı ile yükselişte olan ikinci el pazar yeri modelini bir araya getiriyor da diyebiliriz.

Aynı zamanda bir İTÜ Çekirdek girişimi olan givin’ı hemen şimdi Android ve iOS platformları üzerinde deneyebilirsiniz. givin ile -şimdilik- TEGV, Koruncuk Vakfı, TOG ve Tohum Otizm Vakfı’na destekte bulunabilmeniz mümkün.

Sosyal fayda odaklı, 2. el eşya pazar yeri platformu

givin’da sadece herhangi bir eşyasını satan değil, uygulama üzerinden alışveriş yapan kullanıcılar da bu sosyal faydanın içinde yer alıyor. Artık alışık olduğumuz 2. el eşya-moda uygulamalarına benzer olarak givin’da da mobil cihazınızdan kolayca bir ilan hazırlayabilir, kategorilerine göre ilanları listeleyebilirsiniz.

Facebook hesabınız ya da uygulamanın kendi üyelik mekanizmasıyla giriş yapabildiğiniz givin’da yalnızca herhangi bir ürün için değil, projelere de ödeme yapıp katkı sağlayabiliyorsunuz. ‘Projeler’ başlığı altında listelenen bu kampanyaların sonuçlarını da yine givin üzerinde takip edebilmeniz mümkün.

Hemen belirtelim, bir köy okuluna bağış ya da eğitim bursu verilmesi gibi kampanyalar için ödeme, ilgili vakıfın web sitesinde yapılıyor. Kampanya haricindeki fiziksel ürünler içinse alışık olduğunuz gibi uygulamaya ödeme ve adres bilgilerinizi girmeniz gerekiyor.

Givin, modern kahramanlarını bekliyor

Başak Süer ve Ali Aksakarya kurucu ortaklığında hayata geçen givin, sürdürülebilir bir model kurmak adına pazar yerindeki satışlarında bir servis bedeli alıyor. Girişimcilerden Süer’in yarattıkları sosyal girişimle ilgili görüşüne başvurduğumuzda kendisi şunları paylaştı: “Belki hiçbirimiz dünyayı kurtaran bir kahraman olmayacağız. Ama sahip olduklarımızla harekete geçerek kendimizin en kahraman versiyonu olabileceğimize inanıyoruz.

Bu fikirle, Givin mobil uygulamasını, elindekilerle harekete geçebilecek modern kahramanlar için yarattık. Eminim ki sizin de, sizde durduğundan daha çok anlam yaratabilecek bir sürü eşyanız ve almaya niyetlendiğiniz başka şeyler var. Elinizdekilerle harekete geçip bize katılmanız için sizi bekliyoruz.

Givin, sosyal girişim olduğu için normal bir mobil pazar yerine göre pazara daha hızlı bir giriş yapabilir. Buna karşın projenin uzun ömürlü olması için önünde zorlu bir yolculuk var. Sosyal fayda odaklı givin ile ilgili gelişmeleri sizlere aktarmayı sürdüreceğiz.

Kaynak : webrazzi.com

MNG Holding, MNG.com’u 500 bin TL’ye satın aldı! [Son Dakika]


Türkiye’nin en önemli şirket topluluklarından biri olan MNG Holding, biraz önce aldığımız bilgiye göre ülkemizde şimdiye kadar duyduğumuz en büyük alan adı (domain) yatırımını yaparak MNG.com’u satın aldı.

Mehmet Nazif Günal tarafından kurulan ve bugün 7 farklı sektörde faaliyet gösteren MNG Holding, aldığımız bilgiye göre MNG.com için tam 140 bin dolar yani 500 bin TL’nin biraz üzerinde bir bedel ödemiş. Dolayısıyla bu satın alma için Türk lirası bazında ve tek seferde yapılmış alan adı yatırımı diyebiliriz.

Satışa aracılık eden Alanadlari.com‘un kurucusu Okan Yıldırım da bu işlemin “Türkiye’de şimdiye kadar açıklanan tüm satışlar arasında TL bazında en büyük satış” olduğunu söylüyor ve 10 günlük bir pazarlık sürecinden sonra satın almayı sonuçlandırdıklarını paylaşıyor ve “Bireylere yüksek gözükse de bu rakam kurumsal bir şirketin yıllık reklam harcamaları yanında çok küçük bir miktar. İnternet kullanıcıları için .com çok güçlü bir simge. Alan adına yapılan bu yatırım sayesinde şirketin diğer pazarlama faaliyetlerinden daha fazla verim alacağını söyleyebiliriz.” diyor.

Henüz MNG Holding’den resmi bir açıklama gelmiş değil ancak yakında Dnjournal.com’da bu satışı göreceğimizi ve Mng.com.tr’nin MNG.com’a yönlendirildiğini görebiliriz. MNG’nin yurtdışında Doğu Avrupa, Ortadoğu ve Afrika’da da faaliyet gösteren bir marka olduğunu da eklemeden geçmeyelim.

Yeni bilgiler almamız halinde sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.

Dipnot: 2011’de UcakBileti.com’un 250 bin dolara satıldığını paylaşmıştık ancak o günün dolar kuruna göre 410 bin TL gibi bir tutar yapıyor.

Kaynak : webrazzi.com

İç mekan navigasyonuyla görme engellilerin hayatını kolaylaştıran Sesli Adımlar, tüm dünyaya yayılmak istiyor

Dünyanın bir çok ülkesinde olduğu gibi Türkiye’de de görme engellilerin hayatını kolaylaştıran cihaz ve uygulamalar geliştiriliyor. Bu alandaki örnek işlerden biri olan Sesli Adımlar (LoudSteps) artık iç mekan navigasyon özelliğiyle görme engellilerin daha rahat bağımsız hareket etmesini sağlıyor.

Hatırlatmak gerekirse Sesli Adımlar, 2014’te kurumsal projeler geliştirmeye odaklanan teknoloji girişimi Boni”nin Türk Telekom desteğiyle geliştirdiği bir projeydi. Görme engellilerin toplumsal yaşama uyum sağlamasını kolaylaştırmayı Sesli Adımlar, o tarihte beacon’lar üzerinden giderken artık iç mekan navigasyonuyla daha etkin bir erişim imkanı sunuyor.

Görme engellilerin kapalı mekânlarda yardıma ihtiyaç duymadan dolaşıp ihtiyaçlarını giderebilmelerini, sosyalleşebilmelerini sağlayan Sesli Adımlar (iOS) uygulaması, akıllı telefonları üzerinden sesli yönlendirme hizmeti sunuyor ve üniversite kampüslerinden eğlence alanlarına, havaalanlarından hastanelere, kamu binalarından alışveriş merkezlerine kadar birçok halka açık alanda yönlendirme yapabiliyor. Şimdiye dek AVM ağırlıklı* giden Sesli Adımlar, bundan sonra kamuya açık her türlü binayı sisteme dahil etmeyi hedefliyor.

Yurtdışında yaygınlaşıyor

National Federation of the Blind Indoor Navigation Challenge’ta 6 büyük uygulama arasında en iyi uygulama seçilen Sesli Adımlar, kitlesel içerik girişine de açık. Yani herhangi bir ülke ve şehirden uygulamaya veri entegre edebiliyor veya geliştiriciler açık kaynaklı uygulamayı geliştirebiliyorlar. Aldığımız bilgilere göre Sesli Adımlar, şu anda görme engellilerin ‘Outdoor Navigasyon’da yaygın olarak kullandığı Seeing Eye GPS ve BlindSquare uygulamalarına da entegre olmuş durumda ve bu uygulamalar kendi kullanıcı kitlelerine, Sesli Adımlar aracılığıyla Indoor Navigasyon sağlayabiliyor.

Sesli Adımlar uygulaması sayesinde görme engelliler akıllı telefonları üzerinden konum belirleme, mağaza ve tuvalet, çıkış, danışma gibi temel ihtiyaç alanlarına sesli olarak yönlendiriyor. Uygulama sayesinde, gitmek istenilen mağazanın, asansörün, alanın vs. hangi katta olduğu ve nerede bulunduğu saat yönü kurgusunda direktiflerle sesli olarak öğrenilebiliyor. Yurtdışından gelen engellileri de düşünen Sesli Adımlar, Türkçe’nin yanında İngilizce de hizmet veriyor. Almanya ve Arapça dilleri ise geliştirilme aşamasında.

Operatör bağımsız ve ücretsiz olarak indirebilen Sesli Adımlar, bina yönetimlerine sunulan bir arayüzle yangın, deprem, su baskını gibi acil durumlarda, bina içindeki tüm engellileri uyararak en yakın çıkıştan acil tahliye olmasını sağlayabiliyor.

Aldığımız bilgilere göre Sesli Adımlar bugüne kadar 24 binden fazla indirilmiş. Uygulamaya son olarak eklenen ‘Beni Buraya Götür’ özelliği, akıllı telefonlardaki harita uygulamalarıyla entegre olarak, engelli bireylerin gitmek istedikleri konuma yönlendirme yapıyor. Google Maps veya iOS Maps uygulamaları üzerinden yönlendirme yapılabiliyor. Bu noktada Apple’ın da iç mekan navigasyonu konusunda atılım yapmakta olduğunu paylaşmadan geçmeyeyim.

Boni’de neler oluyor?

Boni‘nin kurucusu Sarper Sılaoğlu, son dönemdeki gelişmelerle ilgili olarak da şu bilgileri paylaşıyor.

Boni olarak İTÜ-Gate sonrası, Elm Spring hızlandırma programıyla ABD’de Boni Inc.’i kurduk ve küçük bir yatırımla iki kişilik bir ekip atadık. ABD, dünyadaki navigasyon uygulamalarının veri standartlaşması ve paylaşımı için bir fon tahsis etti ve bu fonda Boni Inc. ile Sendero Group, BlindSquare, Indoo.rs ve Radius Networks, ‘indoor’ standartlarını belirleyip, veri paylaşım modellerini kuruyorlar. ABD, İngiltere ve Avustralya’da en çok kullanılan navigasyon uygulaması Seeing EYE da ‘indoor’ konum servislerinde Boni’nin çözümü kullanıyor.

Diğer yandan ev otomasyonuyla ilgili çalışmalarımız da devam ediyor ve bu konuda da yakın zamanda bir duyuru yapmayı planlıyoruz.

Sılaoğlu son olarak Sesli Adımlar’a özellik eklemeyi planladıklarını da ; bedensel engelliler için asansöre veya rampalara nasıl erişeceklerini gösteren ‘erişilebilir yollar’ bilgisi; zihinsel engelliler için yardım/asistan çağırmayı sağlayacak bir acil durum düğmesi. Bu sayede daha fazla kişiye yardımcı olmayı hedefleyen Sesli Adımlar, bu sene Dünya Mobil Kongresi kapsamındaki GLOMO Ödülleri’nde “Erişilebilirlik ve Kapsayıcılık için En İyi Mobil Kullanım” kategorisinde 170’ten fazla proje arasından sıyrılıp birincilik ödülünü elde etmişti.

Kaynak : webrazzi.com

Google ve Symantec web sitelerinin güvenliği konusunda ters düştü

Arama motoru devi Google ile dünyaca ünlü antivirüs programı Norton’un ardındaki şirket Symantec karşı karşıya geldi. İki firmayı birbirine düşüren meseleyse web sitelerindeki Taşıma Katmanı Güvenliği (TLS) adı verilen bu kriptolama protokolleri.

Google’ın iddialarına göre Symantec bu konuda görevlerini yerine getirmeyerek sertifikasyon konusunda şüpheli web sitelerini temiz olarak işaretliyor. Google’a göre bu tarz 30 binden fazla zararlı web sitesi tespit edilmiş. Symantec’in sertifikasyonlaştırdığı bu web siteleri aslında güvenli değil ancak Google Chrome bunları sertifikalarına güvenerek güvenli olarak işaretlemeye devam ediyor.

Symantec cephesi iddiaları reddederken iki firma arasında gerginlik tırmanıyor. Google Chrome mühendisleri ise alınacak aksiyonları şimdiden işaretlemiş durumda. Bundan sonraki süreçte Google Chrome’a gelecek yeni güncellemeler yüzünden bundan sonraki süreçte Symantec tarafından sertifikalandıran sitelerde Google’ın “zararlı içerik” uyarılarıyla daha fazla karşılaşmamız olası. Bu da Symantec’i bu tarafta bir otorite olma konusunda ağır bir yara almasına sebep olabilir.

Kaynak : webrazzi.com

Super Mario Run, Android için kullanıma sunuldu

Geçtiğimiz Aralık ayında karşımıza çıkan Nintendo’nun ilk mobil oyunu Super Mario Run, yaklaşık 3 aylık gecikmenin ardından Android için de kullanıma sunuldu. Tıpkı iOS versiyonunda da olduğu gibi kısmen ücretsiz olarak sunulan Super Mario Run, ilk 3 bölümün ardından 34,99 TL’lik bir ücret talep ediyor.

Başarılı grafik animasyonlara da sahip olan Super Mario Run, Pokemon Go oyunuyla birlikte 2016’nın en sevilen oyunlarından biri olmayı başarmıştı. Yaklaşık 60 MB büyüklüğünde olan Super Mario Run, Android 4.2 ve üzeri sürümlere sahip cihazlarda oynanabiliyor. Dilerseniz Super Mario Run oyununu buradan indirebilirsiniz.

Kaynak : webrazzi.com

Mobilike’ı satın alan AdColony, Türkiye’yi 14 ülkenin bağlı olduğu merkez ofis olarak seçti

2015 yılında Opera ASA iştiraki olan AdColony (Opera Mediaworks) tarafından satın alınan mobil reklam platformu Mobilike, AdColony Türkiye olarak yeni pozisyonunu düzenlediği bir basın toplantısıyla paylaştı.

Kısaca hatırlatmak gerekirse Norveç Borsası’na kote bir şirket olan AdColony, 1,4 milyar kullanıcı erişimiyle dünyanın  en büyük mobil reklam platformları arasında yer alıyor. 2009 yılında Volkan Biçer ve Şekip Can Gökalp tarafından kurulan Mobilike ise mobil reklam alanında Türkiye’nin adını dünyaya duyurmayı başaran bir girişimdi ve bugüne kadar 200’den fazla ödül kazanmayı başarmıştı.

Türkiye, 14 ülkenin merkez ofisi oluyor

Basın toplantısında konuşan Volkan Biçer, satın alma sonrasında gösterdikleri performansla Türkiye’nin 14 ülkenin merkez ofisi olarak seçildiğini dile getirdi ki bu ülkeler arasında Danimarka, Norveç, İsveç gibi Kuzey Avrupa ülkeleri ve Güney Afrika, Dubai, Katar gibi Afrika ve Arap ülkeleri yer alıyor. Nisan ayından itibaren tüm bu ülkeler AdColony Türkiye ofisinden yönetilecek. Volkan Biçer de bu değişimle birlikte AdColony Gelişmekte Olan Pazarlar Başkanı olan görevine devam edecek.

“Önümüzdeki 3 yılı yatırım ve istihdam açısından çok iyi değerlendirmek istiyoruz. Bize bağlı olan bu ülkelerin bütün müşteri yönetimi, operasyonu, yaratıcı projeleri ve yazılım/geliştirme süreçleri tamamen Türkiye tarafından yapılacak. Stratejik kararlar Türkiye’de alınacak.” diyen Volkan Biçer, AdColony teknolojileriyle birlikte Türkiye’de 40 milyonun üzerinde tekil kullanıcıya ulaşan bir platformu yönettiklerini ekledi. Biçer’in paylaştığına göre 2009’da Türkiye’de 400 bin olan mobil internet kullanıcısı sayısı, bugün 40 milyonu geçmiş durumda.

Andrew French: Türkiye’de istihdam ve yatırımımızı arttıracağız

Toplantıya katılan AdColony EMEA Genel Müdür Andrew French ise yeni merkez ofislerinin Türkiye olmasıyla ilgili olarak “Türkiye bizim için oldukça değerli bir ülke; hem genç nüfusu hem de mobil cihaz dağılımı ve kullanımıyla mobil reklam anlamında ciddi bir potansiyel taşıyor. Biçer ve ekibinin değerli bilgi ve birikimini gelişmekte olan pazarlarımız için kullanmak AdColony için ciddi önem taşıyor. Önümüzdeki süreçte Türkiye bizim için istihdam ve yatırımımızı arttıracağımız ve daha çok sorumluluk vereceğimiz bir ülke olacak.” dedi.

AdColony adına Biçer veFrench’in paylaştığı rakamları sıralayacak olursam;

  • AdColony’nin Türkiye’de ofisinde 80 kişi çalışıyor. Hedef yıl sonunda bu sayıyı iki katına çıkarmak.
  • Türkiye’de şirketler dijital reklam için yılda yaklaşık 1,6 milyar TL harcıyor. Bu paranın önemli bir kısmı (yarısı) küresel şirketler aracılığıyla yurtdışına gidiyor. AdColony bu pastayı Türkiye içinde tutmak istiyor.
  • Dijital reklam pastasının en büyük bölümünü mobil alıyor. Mobil reklam yatırımları 601 milyon TL’yi buluyor.
  • 2020 yılına kadar Türkiye’deki mobil yatırımlarının 1,6 milyar TL’ye ulaşması bekleniyor.
  • AdColony Türkiye, 2016’da yüzde 36 büyüdü. (Volkan Biçer bu oranın sektör standartlarının üzerinde olduğunu söylüyor.)
  • AdColony Türkiye, 2017 yılında da yüzde 30’un üzerinde büyümeyi hedefliyor.
  • 2016’da mobil oyunlar tüm dünyadaki filmlerin izlenme gelirinden daha fazla gelir kazandırdı. Pokemon Go ve ilk 3 günde 14 milyon dolar kazandıran Super Mario Run bu oyunlar arasında başı çekiyor.
  • Verto Analytics’in araştırmasına göre tüm dünyada 1 ayda 1 milyar saatten fazla mobil oyun oynanıyor ve sadece gençler değil, tüm yaş grupları mobil oyunlara vakit ayırıyor.
  • AdColony Türkiye’de yaş ortalaması 24. İlk uygulama geliştiricilerinin üniversite 3. sınıf öğrencisi bir yetenek olduğunu söyleyen Volkan Biçer, ofislerinin 1000 metrekare ‘yaşam alanı”, 800 metrekare çalışma olanı ile Y kuşağına uygun olduğunu söylüyor. Bu alanlar içinde spor salonundan kuaför hizmetine, oyun alanından müzik stüdyosuna kadar geniş imkânlar sunuluyor. (Bkz: Girişim Ofisleri Mobilike ziyareti)
  • AdColony, uygulama marketlerindeki top 1000 uygulamaya entegre SDK’sı ile Google’dan sonra 2. sırada.
  • AdColony, Singular Reklam Network’leri araştırmasına göre iOS’te Facebook’tan sonra 2., Android’de ise 4. sırada.

Kaynak : webrazzi.com

Visa: Türkiye yüzde 91 mobil ödeme kullanım oranıyla Avrupa’nın lideri

Visa, Türkiye’nin dahil olduğu 19 Avrupa ülkesinde, 36 binden fazla tüketici ile online olarak yaptığı 2016 Dijital Ödemeler Araştırması’nın sonuçlarını açıkladı. Son bir yıl içinde tüketicilerin dijital ödemelere adaptasyonunun nasıl değiştiğini araştıran Visa’ya göre, ödemelerini düzenli olarak mobil cihazlarla yapan tüketicilerin sayısı bu sürede üç  kat artarak yüzde 18’den yüzde 54’e çıktı. Mobil cihaz üzerinden hiç ödeme yapmadığını belirten kişilerin oranı ise son bir yılda yüzde 38’den yüzde 12’ye indi.

Araştırmanın Türkiye sonuçları, mobil ödemelerin gittikçe daha yaygınlıkla kullanıldığını ortaya koyuyor. Öyle ki Türkiye, mobil ödeme kullanımında yüzde 91’lik bir oranlar 19 ülke arasında ilk sırada yer alıyor. Avrupa ortalamasının yüzde 54 olduğu sonuçlarda, Türkiye’yi yüzde 89 ile Danimarka, yüzde 87 ile de Norveç izliyor. Türklerin yüzde 74’ü ise ödemelerini düzenli bir şekilde mobil cihazlar üzerinden yapıyor.

Mobil cihazlar arasında Türkiye’den tüketicilerin tercihi ise tahmin edeceğiniz gibi akıllı telefonlar. Araştırmaya katılan mobil ödeme kullanıcılarının yüzde 51’i akıllı telefonunu haftada birden fazla kez mobil ödemelerde kullandığını belirtiyor. Türkiye tablet kullanımında da diğer ülkeleri geride bırakıyor zira Türkiye’de mobil ödemelerin yüzde 43’ü tablet üzerinden gerçekleşiyor araştırmaya göre.

Mobilde en çok fatura ödemesi ve seyahat harcaması yapılıyor

Türkiye’den kullanıcıların mobil ödemeyi en çok hangi harcamalar için kullandığına da bakan araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 79’u elektrik, su ve doğalgaz gibi fatura ödemeleri, yüzde 68’i seyahat, mobilya gibi yüksek tutarlı harcamaları; yüzde 71’i yemek siparişi, yüzde 47’si de film, müzik veya televizyon programı satın almak için mobil ödemeleri tercih ediyor. Mobil ödeme kullanıcılarının yüzde 77’si yakınlarına mobil cihazlar üzerinden para gönderiyor.

Mobil cüzdan kullanımı konusunda Türkiye’den katılımcıların yüzde 60’ı, mobil cüzdanlarına en az bir kart kaydetmiş durumda. Gençler kredi kartıyla birlikte banka kartlarını da mobil cüzdanlarına kaydediyor. 18-24 yaş aralığının yüzde 33’ü sadece banka kartını cüzdanına kaydederken, bu oran 45-64 yaş aralığında yüzde 14’e düşüyor. Ancak mobil ödemelerin yükselişinde en büyük artış genler tarafından gelmiyor. Araştırmaya göre, mobil bankacılık kullanımı Avrupa genelinde tüm yaş gruplarında artıyor ancak en büyük artış yüzde 33’lük oran ile 55-64 yaş aralığında.  Y Kuşağındaki (18-34 yaş) artış ise yüzde 24.

2016’da günlük ödemelerini temassız ile yaptığını söyleyenlerin oranı yüzde 52’ye çıktı

Temassız ödemelerle ilgili güncellemeler de paylaşan Visa’ya göre, geçtiğimiz yıl günlük ödemelerini temassız kartla yaptığını söyleyenlerin oranı yüzde 36 iken, bu yıl bu oran yüzde 52’ye yükseldi. Temassız kart kullanıcılarının yüzde 52’si bir mağazada ödeme yöntemi olarak mobil cihaz kullanmayı düşünürken, temassız kart kullanıcısı olmayanlar için bu oran yüzde 32. Yani temassız kullanıcıları yenilikçi ödeme yöntemlerine daha açık.

Kaynak : webrazzi.com