1,1 milyon dolar değerlemeyle yatırım alan GEEN Biyoteknoloji, programlanabilir hücreler geliştiriyor

Yıldız Kuluçka firmalarından biri olan GEEN Biyoteknoloji, String Ventures‘dan 1,1 milyon dolar değerlemeyle 120 bin dolar yatırım aldı. Türkiye’nin ilk gen ve hücre mühendisliği firmalarından biri olan girişim, geliştirdiği iş modeliyle biyoteknoloji endüstrisini, yazılım dünyasının Linux ile yaşadığına benzer bir sürece sürüklemeyi hedefliyor.

Mayıs 2015’te Arda Deniz Dokuzoğlu ve Arda Örçen tarafından Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Teknogirişim Sermaye Desteği ile kurulan GEEN Biyoteknoloji, kurulduğu yıl ODTÜ Yeni Fikirler Yeni İşler Demo Day’de ve İTÜ Çekirdek Big Bang’de finalist olarak yer almıştı. Y Combinator Interview’a Türkiye’den katılan ilk biyoteknoloji girişimi olma ünvanını alan GEEN Biyoteknoloji, geçtimiz Mayıs’ta bir Delaware şirketine çevrildi.

GEEN Biyoteknoloji’nin kurulduğu ilk günden bu yana gördüğü yoğun ilginin arkasında, Türkiye’de dünya standartlarında ileri teknoloji geliştiren bir firma olması var. Zira, birçok alanda olduğu gibi, biyoteknoloji alanında da, bakteri üretimi ve tasarım süreçlerinde kat edilen ilerlemelerle, yeni bir eşiği geride bırakıyoruz. Dünya çapında bu alanda çalışan bir deste girişimden biri olan GEEN, geliştirdiği “evrensel genetik işletim sistemi” GeenOS ile endüstriyel sentetik biyoteknolojinin yüksek verim, standardizasyon ve hesaplanabilirlik gibi en büyük sorunlarına çözümler getirmeyi hedefliyor.

GEEN, ilk prototipini kendi Ar-Ge departmanı Geenius Lab’de geliştirdiği evrensel işletim sistemi GeenOS’i petrokimyasallar, biyoyakıtlar, gıda katkı maddeleri ve ilaçların hücrelerle üretim verimini onlarca kata kadar arttıran, canlılar için bir açık kaynak “genetik işletim sistemi” olarak tanımlıyor. Sistem, tipik işletim sistemleri gibi, genetik mühendislerinin hücrenin kaynaklarına ulaşmasını ve bu kaynakları istenilen görevi yerine getirmek üzere programlayabilmesi için standart bir dil ve komut dizinine erişimini sağlıyor.

GeenOS, hücrelere entegre edilebilen ve 80 binden fazla harf içeren fiziksel bir DNA kodu. GEEN, geliştirdiği işletim sistemiyle endüstriyel standardizasyon, üretim süreçlerinde ölçeklenme ve hız sorunlarını çözmeyi amaçlıyor zira, sistemin bütün genetik mühendisleri ve araştırmacıları tek bir platform ve tek bir dilde buluşturma potansiyeli bulunuyor.

Uzun vadede, biyoteknoloji açısından bu tip bir birleşme ise, aşina olduğumuz şekliyle söylersek, açık kaynak odaklı dönüşüme benziyor. GEEN, sentetik biyoloji alanında yeterli sermayeye sahip üreticiler ve bölünmüş durumdaki küçük teknoloji geliştiricilerini yeni bir fikri mülkiyet anlayışıyla tek bir çatı altında toplamak istiyor. Böylelikle, endüstrinin ihtiyaç duyduğu en küçük parçaları geliştiren mühendislerin bile sistem üzerinden mikro-ödemelerle para kazanmasına zemin hazırlanacak.

GEEN, önümüzdeki dönem için üç hedeften bahsediyor: Bunlardan ilki GeenOS ilk versiyonunu (Orthoboost) inşa etmek, ikincisi Orthoboost’un kaynağını açarak araştırmacıların mevcut kütüphaneleri bu sistemi adapte etmesini sağlamak, üçüncüsü ise aracı (middleman) açık kütüphanelerdeki bilgiyi kullanarak sanayiciye endüstriyel hücre sağlayan firmalardan bir kaç tanesini bu sistemi denemek için ikna etmek. İlk halka açık prototip için Mayıs 2017’yi hedefleyen girişim, bu sürede alfa ve beta sürümleriyle kapalı saha testleri gerçekleştirecek.

Kaynak : webrazzi.com

ABD’de en popüler 10 mobil uygulamanın 8’i Google ve Facebook’a ait

Teknolojinin bizlere sürekli yeni ve daha iyi seçenekler sunduğu biliyoruz ancak zirveye çıktıkça çeşitlilik azalıyor. Statista’nın verilerine göre ABD’nin en popüler 10 mobil uygulamasının 8’i Google ve Facebook‘a ait.

Statista‘nın Temmuz 2016 verilerine göre ABD’nin en çok aktif kullanıcıya sahip uygulaması Facebook. 149,6 milyon aylık aktif kullanıcıya sahip olan Facebook, yine 131,6 milyon aktif kullanıcıya sahip Messenger ile ikinci sıranın da sahibi. Facebook, 73,5 milyon aktif kullanıcıya sahip Instagram ile 9. sırada da karşımıza çıkıyor.

Google ise ilk 10’da 5 farklı uygulamaya sahip. 115,3 milyon aktif kullanıcıya sahip Youtube ile listeye 3. sıradan giren Google, 4. sıradaki Google Maps, 5. sıradaki Google Search, 6. sıradaki Google Play ve 7. sıradaki Gmail ile listede geniş bir yer tutuyor. Google uygulamaları içinde en altta kalan Gmail’in bile 80 milyondan fazla aktif kullanıcısı bulunuyor.

Yukarıda görebileceğiniz gibi ilk 10’a girmeyi başaran diğer iki uygulamanın biri 8. sıradaki Pandora Radio, diğeri ise 10. sıradaki Amazon Mobile. Dünyanın en popüler ikinci akıllı işletim sistemine sahip olan Apple ise ancak 11. sıradan listeye girebiliyor. Apple Music uygulaması 68 milyon aylık aktif kullanıcı tarafından kullanılırken, Apple Maps 60,96 milyon aktif kullanıcı ile 12. sırada yer alıyor.

Listenin devamında en genç uygulama olan Pokemon Go (54,4 milyon) 13. sırada, ABD’li gençlerin favori uygulaması Snapchat (54,1 milyon) 14. sırada, Pinterest ise 51,3 milyon aktif kullanıcıyla 15. sırada yer alıyor.

Özetle Google ve Facebook’un baskın gücü farklı uygulamalarla çok yönlü bir şekilde büyüyor ve bu hakimiyet önümüzdeki yıllarda da kolay kolay değişecek gibi durmuyor.

Kaynak : webrazzi.com

Microsoft ile Merrill Lynch blockchain tabanlı bir finansal işlem altyapısı geliştirecek

Microsoft, ABD’nin en büyük yatırım bankalarından biri olan Merrill Lynch ile birlikte blockchain tabanlı bir finansal işlem altyapısı geliştirecek.

Reuters‘in Cenevre’de düzenlenen Sibos Finansal Servisler Konferansından aktardığı bilgilere göre Microsoft ile Merrill Lynch bu yeni sistem ile ticari finansal işlemlerin daha hızlı, daha ucuz, daha güvenli ve daha şeffaf olmasını amaçlıyor.

Merrill Lynch, 2008 yılında Bank of America tarafından satın alınmıştı ve Microsoft gibi bir dev ile ortaklığa gitmesi blockchain’e duyulan güvenin önemli bir göstergesi olacak. İki dev şirket geliştirdikleri teknoloji kullanmanın yanısıra diğer şirketlere de satabilecek. Platform Microsoft’un bulut platformu Microsoft Azure üzerinde inşa edilecek ve günlerce süren ticari finansal işlemlerin çok kısa süreler içinde tamamlanmasını sağlayacak.

Elektronik kayıt ve işlem takip altyapısı blockchain, bildiğiniz gibi Bitcoin’in de altında yatan teknoloji. Aracıları devreden çıkararak iki nokta arasındaki işlemleri hızlı bir şekilde gerçekleştiriyor. Merrill Lynch ve Microsoft bu yeni sistemle kağıt üzerinde yapılan usulsüzlüklerin de önüne geçmeyi hedefliyor.

Geçtiğimiz aylar içinde Bitnet’i satın alan Rakuten, blockchain odaklı Ar-Ge merkezi kuracağını duyurmuş ve dünyanın en büyük bankalarından Deutsche Bank, Santander, BNY Mellon, UBS blockchain tabanlı yeni bir dijital “para birimi” geliştirmek üzere anlaştığını açıklamıştı. Barclays ise blockchain altyapısını kullanarak İsrailli bir girişimle ilk gerçek dünya ticari anlaşmasını bu ay içinde gerçekleştirdiğini paylaşmıştı.

Microsoft, 2014’te bitcoin ile ödeme almaya başlamış, 2016 yılında Bitcoin’i kullanımdan kaldırmasının yanlışlıkla olduğunu açıklamıştı.

Kaynak : webrazzi.com

YouTube, offline video izleme ve paylaşımı için yeni bir uygulama yayınladı

Google, kullanıcılarının videolara erişimini kolaylaştıran yeni uygulaması YouTube Go’yu tanıttı. Videoların kaydedilerek offline izlenmesini ve diğer YouTube Go kullanıcılarıyla paylaşımını mümkün hale getiren uygulama, sınırlı bant genişliği sunan bölgeleri, daha spesifik olarak, Hindistan’ı hedefliyor.

YouTube resmi blogunda dün tanıtılan YouTube Go, şirketin 2014 yılında yayınladığı YouTube Offline başta olmak üzere izleyicilerin veri tüketimini minimize ederek video izlemesini sağlayan uygulamalarının bir tür revizyonu niteliğinde. Offline öncelikli video servisi, düşük bağlantılarda da çalışıyor. Video izlerken kullanıcıların veri tüketimlerini düşünerek çözünürlük seçmesine izin veren uygulama üzerinde offline videoları paylaşmak da mümkün.

Chrome uygulamasına sayfa indirme ve keşfet özellikleri ekleniyor

Google’ın veri tüketimi verimliliği esaslı yenilikleri, aslında YouTube Go ile sınırlı değil. Chrome için Data Saver Mode özelliğini devreye alan Google, web tarayıcısının 2G ve altı bant genişliklerinde verimli bir şekilde çalışmasını sağlıyor. Veri tüketimini yüzde 67’ye kadar azalttığı belirtilen Data Saver Mode, kullanıcıları düşük bağlantılarda iki kata kadar hızlanmasını sağlıyor. Buna ek olarak Chrome’a download özelliği ekleyen Google, kullanıcıların daha önce kaydettikleri web sayfalarına offline’ken de erişmelerine izin veriyor. Özellik Google Play mağazasından tüm kullanıcılara sunulan Chrome Beta uygulamasından kullanılabilir durumda. Özelliklerin zaman içinde tüm Chrome kullanıcılarına açılacağı belirtiliyor.

Google Chrome web tarayıcısının açılış sayfalarına keşfet özelliğini getireceğini de söylüyor. Bu özellik, kullanıcıların Google tarafından hazırlanan kişiselleştirilmiş sayfa önerilerini görmelerini sağlıyor ve Chrome’un yeni sürümüyle birlikte geliyor.

 

Kaynak : webrazzi.com

Apple, süper spor otomobil üreticisi McLaren’i satın alacak mı?

Apple‘ın sürücüsüz otomobil üretip üretmeyeceği son dönemlerin en büyük dedikodularından biri ve bu konudaki yeni iddialar Apple’ın otomotiv sektöründe bir satın alma yapabileceğini gösteriyor.

Apple & McLaren

Financial Times‘ın edindiği bilgilere göre Apple, F1 takımı da olan McLaren ile aylardır birebir görüşmeler yapıyor. Bu görüşmeler sonunda en azından stratejik bir yatırım yapılması bekleniyor ama görüşmelerin satın almayla sonuçlanması da ihtimal dahilinde. Financial Times’ın öngördüğü satın alma bedeli ise 1,3 milyar dolar ile 2 milyar dolar arasında.

McLaren Automotive’i de bünyesinde barındıran McLaren Technology Group, finansal rakamlara göre 2015 yılında 475 milyon sterlin (1,8 milyar TL) gelir ve 20,8 milyon sterlin (80 milyon TL) kar elde etmiş. BBC’ye açıklama yapan McLaren, şu anda Apple ile bir yatırım görüşmesi yapmadığını ifade ederken NewYork Times ise bu açıklamanın tam tersini doğrulamış.


Kaynak : webrazzi.com

Amazon’un Etsy rakibi Handmade, Avrupa pazarına giriş yaptı

ABD’li e-ticaret devi Amazon, yeni bir dikeyde daha Avrupa’ya giriş yapıyor. El yapımı ürünlere odaklanan pazar yeri Amazon Handmade artık 5 Avrupa ülkesinden (Almanya, Fransa, İtalya, İspanya ve Birleşik Krallık) sipariş alacak.

Ekim 2015’te açılan Handmade’i kısaca Etsy.com‘un rakibi olarak tanımlamak mümkün. Tıpkı Etsy’de olduğu gibi Handmade’de de sanatçılar ve zanaatkarlar el yapımı ürünlerini satışa sunuyor ve platforma belli bir komisyon ödüyor. Paylaşılan bilgilere göre Handmade’in Avrupa ayağında 30 bin özel el ürünü satışa sunulmuş durumda ve Amazon bu sayıyı hızla artırmak istiyor.

Rakamları biraz daha irdeleyecek olursak; Amazon Handmade, geçen yıla göre ürün sayısını 5’e katlayarak ABD ayağında 500 bin ürüne ulaşmış. Etsy ise 35 milyon ürünle bu alanda açık ara liderliğini koruyan bir pozisyonda. Nisan 2015’te borsaya açılan Etsy, kendi başına yoluna devam edeceğini de göstermişti. Etsy’deki satıcı sayısı 1,6 milyonu, alıcı sayısı ise 25 milyonu buluyor.

Etsy CEO’su Chad Dickerson‘ın daha önce paylaştığı rakamlara göre Etsy’nin satışlarının yüzde 30’u ABD dışından geliyor ve girişim bu oranı yüzde 50’ye çıkarmayı hedefliyor. “Amazon’un Avrupa’ya açılmış olması bu hedefe ulaşma süresini değiştirir mi?” sorusu akla geliyor ama Dickerson önümüzdeki çeyrek finansal sonuçlarında beklentileri aşacaklarını söylemiş ve Amazon Handmade vb. rakiplerden etkilenmediklerini dile getirmişti.

Şimdiye kadar 6 satın alma yapan Etsy, son olarak yapay zeka alanında çalışan Blackbird Technologies‘i satın alarak platformunu inovatif şekilde geliştireceğini göstermişti.

Hatırlatmak gerekirse şu anda Etsy’nin piyasa değeri 1,67 milyar dolar, Amazon’unki ise yaklaşık 377 milyar dolar.

Kaynak : webrazzi.com

Perakende sektörünü değiştirecek 45 yapay zeka girişimi

E-ticaretin perakende satışlardaki payı artıyor ve yeni nesil girişimler perakendeyi dijitalleştirmek gibi etkili bir görev peşinde. CB Insights‘ın derlediği 45 yapay zeka girişimi de bu alandaki iddialı oyuncuları gözler önüne seriyor.

CB Insights verilerine göre yapay zeka girişimleri 2016’nın ikinci çeyreğinde 1 milyar dolardan fazla yatırım çekmiş. Perakende sektöründe beklenen ‘yapay zeka dalgası’ yaklaşırken, e-ticaret devleri gerek satın almalarla (Etsy – Blackbird / Amazon – Angel.ai) gerekse şirket içi AR-GE yatırımlarıyla (Houzz) etkili adımlar atmayı sürdürüyor.

CB Insights’ın yeni haritası da perakendeyi hedefleyen 45 yapay zeka temelli girişimi listeliyor. Bu girişimler alışveriş uygulamalarından, görüntü tanıma ve doğal dil işleme girişimlerine kadar uzanıyor.

Türkiye’de e-ticaretin kârlı olup olmadığı tartışılırken bir kaç teknoloji temelli girişimle şüpheleri dağıtmak sanırım mümkün olabilir. Yukarıdaki girişimler bu konuda sanırım yeterince fikir veriyor.  Tek tek incelemek isterseniz girişimlerin web adreslerine CB Insights sayfasından ulaşabilirsiniz.

Görsel kaynak: Shutterstock

Kaynak : webrazzi.com

Instagram’da reklam veren sayısı 500 bin, işletme profili sayısı 1,5 milyona ulaştı

Sosyal ağ reklamcılığında en güçlü uygulamalardan biri olan Instagram, reklam veren ve işletmeler profilleri hakkında güncel rakamlar paylaştı.

Geçtiğimiz Şubat ayında 200 bin reklam verene ulaştığını paylaşan Instagram, güncel rakamlara göre 500 bin reklam verene hizmet veriyor. Yani altı ay gibi bir süre içinde reklam veren sayısını 2,5 katına çıkarmayı başarmış. Eylül 2015’te reklam yayınlamaya başlayan Instagram, bugüne dek 1 milyar kullanıcıyı tetiklemeyi başarmış.

Instagram’dan satış yapmanın yasal olup olmadığı tartışma konusuyken, Instagram reklamları çevrimdışı satışlara da yüzde 2 oranında olumlu etki yapmış.

1,5 milyon işletme profili

Hatırlarsanız Instagram, Ağustos’ta işletmelere özel profil sayfalarını ve analitik araçlarını devreye almıştı. Açıklanan yeni rakamlarda işletme profillerinin sayısının 1,5 milyonu geçtiği paylaşılıyor ki bu profillerin potansiyel birer reklam veren olduğunu düşünmek yanlış olmaz.

Facebook tarafından 1 milyar dolara satın alınan Instagram, satın alındığında gelir kazanmıyordu ve satın alındıktan sonra da uzun süre zarar eden bir şirket oldu. Ancak geçtiğimiz Eylül ayı itibarıyla reklamsız Instagram döneminin sonuna geldik ve artık Facebook’un ‘reklam hasadına’ başladığını söyleyebiliriz.

Kaçıranlar için hatırlatmak gerekirse Instagram, son dönemde yakınlaştırma özelliğini devreye alıp haritada fotoğrafları işaretleme özelliğini kaldırmıştı.

Kaynak : webrazzi.com